Bu sefer gerçekten başlıyorum!

Çocukluğumda en çok imrendiğim insanlar, sırtına çantalarını yüklemiş dolaşan turistlerdi. Gezmeyi her zaman sevdim; akşamdan sabaha kadar süren otobüs yolculukları hala daha çocukluğumdaki gibi heyecanlandırıyor beni. Sabahın ilk ışıklarıyla uyanıp dışarıyı izlerdim her zaman. O dağların, tepelerin ardında nasıl bir yerleşim olduğunu düşünürdüm sürekli. İçinden geçtiğimiz kasabalarda nasıl bir hayatın yaşam sürdüğünü merak ederdim. Uyuyarak kaçırdığım molalara hala daha üzülüyorum. Çünkü benim için o yaşların en güzel şarkısı “İstanbul istikametinden gelmekte olan…” diye başlayan mola anonslarıydı. Hepsini duymak isterdim. Daha dürüst olmak gerekirse, çocukken otobüs şoförü olmak istiyordum. Yolda olmak fazlasıyla hoşuma gidiyordu.

Yeni yerler görmek, yeni insanlarla tanışmak, yeni bir yaşama dahil olmak; bilmek, öğrenmek ve tecrübe etmek, kısacası keşfetmeye olan tutkum itici güç oldu her zaman. Gözüm her zaman sokağın arka tarafına kaydı bu yüzden. Gittiğim yerlerde gösterilenlerle yetinmeyip kimsenin bilmediği taraflarına ulaşmaya çalıştım sürekli.

Aradan yıllar geçtikçe küçükken imrendiğim adamlara benzedim yavaş yavaş. Sonunda benim de bir sırt çantam oldu ve o çantaların hacminin bir sürü hikayeye, hatıraya da yettiğini gördüm. Bu blogun çok önemli bir misyonu yok. Ama umarım ben de başkalarının sırt çantası almasına vesile olur, yolda olanları yoldan çıkartıp ‘yola düşürürüm’ belki.

“Yazsana artık şunları” diye çok söylendi etrafımdakiler. Üşengeçliğimi sonunda atlatabildim ve başladık. Bu yazı, girizgah olsun şimdilik. Arkası fazlasıyla gelir İnşallah.

 

"Bu sefer gerçekten başlıyorum!" için bir yorum

  1. Şero diyor ki:

    Başladığına sevindim…artık yeni bir panpişin var:P

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*