Define avcılığına giriş

Akhisar’da bir köydeyiz. Tembel tembel dolanıyoruz, laf lafı açıyor ve köyün altında bir antik kentin olduğunu söylüyorlar. “O zaman niye çıkartmıyorlar, turizme açılır işte” diyorum ama bu işlerin çok maliyetli olduğunu bilmiyorum. Devletin sponsor bulmadan böyle bir maceraya girmediğini de bu muhabbet esnasında öğreniyorum.

Buradaki köylüler tarlalarda çalışırken bir sürü tarihi eserler buluyorlarmış. Bir köy evinin bahçesine girdim, baktım ciddi ciddi sütun başları ve ufak tefek heykellerle bahçelerini süslemişler. Dedikleri kadar varmış hakikaten. Hatta bazı sütunlardan sundurmalara ayak yapmışlar. Köy evleri küçük bir arkeoloji müzesi gibi. Tarihle iç içe mis gibi bir hayat yaşıyor adamlar.

1Sonra dolana dolana bir tepenin başına geldik. Yeni yapılan İzmir-İstanbul otoyolunun çalışmalarının yakınlarında olduğumuz için kepçelerle kazıldığı belli olan bir alanın yanından geçip giderken Mithat abi, “Bakın burayı defineciler kazmış” deyince konu değişti bir anda. Toprağın altından havuç gibi tarihi eserin toplandığı bölge definecilerin de sık sık gelip gittiği bir yermiş. Adamlar köstebek gibi kayaları, toprağı delmişler.

Mithat abi mevzudan biraz anladığı için hemen deliğin etrafındaki kayaların yanına çıkıp bir şeyler aramaya başladı. Sonra da heyecanla çağırdı bizi yanına. “Bakın işaretlerin olduğu yer burası” diyerek bir kaya gösterdi, işaretleri görmemiz için de kenara çekildi “Hadi bulun” der gibi.

Bakıyorum bakıyorum bildiğin kaya işte. Sağına bakıyorum kaya, soluna bakıyorum kaya. Mithat abi baktı biz bu işlerden anlamıyoruz, geldi gösterdi. Bende size anlatayım şimdi.

Alttaki fotoğrafla başlayalım.

Şu üst tarafta gördüğünüz yere koltuk diyor defineciler. Asıl işaretler alttaki kayada. Bunlar oradaki uygarlığın yaşadığı dönemde hazinesini saklayanların daha sonra döndüklerinde gömülerini bulmaları için yaptıkları işaretlermiş. Üst taraf gördüğünüz gibi bir koltuğu anımsatıyor.

4
Bu da alttaki kaya parçası. Doğal bir parça olmasına rağmen zamanında üst tarafı yuvarlaklaştırılmış. Bunun adına da ayna diyorlar. Ortadaki boşluk hazine avcıları tarafından hiltiyle söküp götürülmüş. O yuvarlak boşluğun kenarlarında ortayı işaret eden ok şeklinde oyuntular var ama gerçekten dikkatli bakmayınca görülmüyorlar.3

Ok şeklindeki işaretler boyalı alanın içindeki siyah yerler. Bunun gibi 8-10 tane var hiltiyle alınan bölgenin etrafında. 6

Bir de koltuk denilen kayanın üstünde dürbün dedikleri bir delik var. Adamlar hazinelerini o kadar akıllıca bir şekilde saklamışlar ki, bu bulmaca gibi işaretler heyecanlandırıyor insanı. Dürbünden baktıklarında gördükleri yere mi gömüyorlar hazineyi yoksa o da başka bir şeyin ipucunu mu veriyor bilmiyorum. Ama sadece şu ufak gizemler ve bulmacalar bile beni heyecanlandırmaya yetti. Sadece bu haz yüzünden bile yapılabilir bu iş. Şimdi civarda bir kaya parçasına kazınan domuz ve yavrularının kabartıları aranıyormuş. Bulan parayı vuracak deniyor. 7

İlk fırsatta yine köye gidip bir define avcısıyla oturup olayın tüm detaylarını konuşacağım.

Çok heyecanlı lan!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*