Yorganımız gök kubbe

İnsan, Güney Doğu’nun sıcağını Temmuz ayında yiyince, +40 derecede kilometrelerce yürüyünce kurulumu 1.5 dakika süren çadırı bile açmayı göze almıyor. Böyle durumda yapılabilecek en güzel iş, kuytu bir köşe bulup dinlemek oluyor haliyle.

Sonra çantaları bir kenara, atıp cayır cayır yanan sokak taşlarının kenarına kıvrılıyorsun gece. Bu şekilde konaklamak riskli bir iş ama insan çok yorulunca riskini falan düşünmüyor. Midyat’ın göbeğinde sokağın en müsait taraflarından birine matı serip yavaş yavaş uykuya dalıyorsun. İkisi Çek Cumhuriyeti’nden toplam 4 kişiyle, yorgan yerine yıldızları örtüyorsun üstüne.

Sabah uyandığımızda ise her şey yerli yerinde duruyor. Uyanıp sağa sola bakınınca, uyuduğumuzu gören Midyatlıların rahatsız etmemek için sessizce yollarına devam ettiklerini görüyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*